FETÖ ve yanlışlarla mücadele eden herkes istisnasız “Fitneci” ilan ediliyor.

Yıllar boyu cemaat ve dayanışmasına şahit olup sustu pek çoğunuz. Himmetleri sorgulamadı, sınavlarda, mülakatlarda gerçekleşen her tür torpili ve yolsuzluğu “Dayanışma” olarak yorumladı, ‘Uzayan kol bizden olsun’ misali… Derken 17/25 oldu ve bir anda rüyadan uyandı herkes ve yıllarca cemaat adı altında yapılan her şeye tepki göstermeye başladı. Sonrasında gelen 15 Temmuz Darbe Girişimi ile halk da FETÖ ile mücadele için kolları sıvadı ve geçmişte konuşmaya korktukları her şeyi eleştirmeye ve deşifre etmeye başladı.

Vaktiyle 1986 ve 1999 yıllarındaki gazetelerde bile “Orduya Sızan Dinci Grup Fettullahçılar”, “Fettullah Emniyeti Ele Geçirdi” olarak manşet olan FETÖ için o günlerde halk sessiz kaldı. Dinin siyasete ve ticarete alet edilmesine yurt genelinde ve dışında en ufak bir tepki gösterilmedi. Ta ki Erdoğan Cemaate yani FETÖ’ye savaş açana kadar.

resim800869

resim595205

Erdoğan FETÖ’yü hedef gösterdi, meydan okudu ve sonuna kadar gidip köklerini kazıyacağız dedi. Halkı FETÖ ile mücadeleye çağırdı. Kendisinin ve ülkesinin içinde bulunduğu kuşatma için : “Kandırıldım” dedi… Kandırılmıştı çünkü cemaat adı altında dini kullanan herkes etkili yetkili yerlere konuşlanmıştı. Erdoğan bu işgale savaş açıp halkı da mücadeleye davet edince halk sessizliğini bozup yanlışları eleştirmeye başladı.

Erdoğan kendisinden 40 yıl önce konuşlanmaya başlamış bu yapıya meydan okurken kendisinin de kandırıldığını itiraf etmiş, telafi yolları aramış ve siyaseten etrafının örülmüş olmasından kaynaklı, iyiye kötüye en yakın olan halkı yani en iyi bileni göreve çağırmıştı. Ülkenin tüm siyasi mekanizmaları, adliyesi, emniyeti FETÖ tarafından işgal edilmiş olduğu için, halkın bu mücadelesi sırasında FETÖ’ye dokunan yandı! Hatta FETÖCÜ ilan edilenlerin neredeyse tamamı gerçekte FETÖ ile mücadele edenler olup karalanarak etkisizleştirildi. Etki-Yetki FETÖ’de olunca ne yazık ki bu haksızlıkların ve mağduriyetlerin önüne geçilemedi.

Halk yılmadı ve mücadelesini gerek CİMER’le, gerek suç duyurularıyla gerekse sosyal medya aracılığı ile sürdürdü. Gelgelelim FETÖ boş durur mu?! Her kim ağzını açıp yanlışı eleştirdiyse; kanunları, kararları, siyasileri, adaylıkları, listeleri ve bunların içindeki yanlışları gündeme getirdiyse, bu kişileri ‘Fitneci’ olarak lanse etti ve dava insanlarını kendi içlerinde bile birbirlerine düşürdü. FETÖ :”Partiye zarar gelmesin” kılıfıyla siyasetin içindeki varlığını eleştiri almadan, deşifre yapılmadan savuşturarak sürdürdü.

Artık FETÖ ve yanlışlarla mücadele eden herkes istisnasız “Fitneci” ilan ediliyordu. İşi öyle ilerlettiler ki, kurulduğundan beri dava insanı olan, Recep Tayyip Erdoğan’a ve Ak Parti’ye kesintisiz destek veren sadece Facebook’da 400 bine yakın takipçisi olan, yaptığı yayınlar paylaşım rekoru kıran sosyal medya fenomeni Gökhan Kahraman’ı bile FETÖCÜ ilan edip linç etmeye kalktılar. Ak Parti adına açılmış SAHTE hesaplar üzerinden yapılan saldırıların sebebi ise Gökhan Kahraman’ın yanlışa yanlış demesi ve FETÖ ile mücadele etmesiydi.

Gökhan Kahraman’ın bile ‘Fitneci’, ‘FETÖCÜ’ ilan edilmeye çalışıldığını gören pek çok kişi fitneci olmamak için susmaya başladı. FETÖ halkı bu şekilde pusturarak işgali tamamlamaya doğru emin adımlarla yol almaya başladı. İşte bu yolun gidişatını ve sonucunu en güzel şekilde ortaya koyan hikaye:

Bir horoz varmış.
Her sabah ezan okuyormuş. Sahibi demiş ki;
-Tekrar tekrar ezan okuma! Yoksa tüylerini yolarım.
Bu tehdit karşısında horoz korkmuş ve kendi kendine demiş ki;
'Zaruretler mahzurları mübah -helâl kılar. Canımı kurtarmak için ezan okumaktan vazgeçmeliyim. Nasıl olsa benden başka horozlar var. Her halükârda onlar ezan okur.'
Horoz ezan okumayı bırakmıştır artık..

Bir hafta sonra sahibi tekrar gelir ve der ki;
-Eğer tavuklar gibi gıdaklamazsan senin tüylerini yolarım...
Horoz bu tehdit üzerine horozluktan da vazgeçer ve tavuklar gibi gıdaklamaya başlar...
Horoz tam bir ay gıdakladıktan sonra sahibi tekrar gelir ve bu kez şöyle der;
-Şimdi de tavuklar gibi yumurtlamazsan eğer yarın seni keserim!!!
Bunun üzerine horoz ağlamaya başlar ve der ki;
—Keşke ezan okurken ölseydim!

Kıssadan hisse… “Keşke ezan okurken ölseydim” dememek için yanlışa yanlış demekten korkmayın. Ülkemiz çok ciddi işgal altında. FETÖ her yerde ve her partide… CHP de koltuk bulamayan seçim önü Ak Parti’ye geçti ön sırada banko yerini aldı. Ak Parti’de üst makamlarda olanlar dahi CHP’ye geçti ve yine ön sıradan banko yerini aldı. Kimin elinin kimin cebinde olduğunun belli olmadığı, davanın tanınmadığı bu kirli ortamda halk susarsa ezan diner, bayrak düşer!

Bizim inancımız, zihniyetimiz, davamız değişmedi ama yola çıktıklarımızın çoğu hain çıktı. Biz bu yola çıkarken demiştik; bizim yolumuz taşlı dikenli… Ayağını düşünen gelmesin. Öleceksek inandığımız yolda ölelim. Öleceksek doğru bildiğimiz yolda yalnız da olsa yürürken ölelim… Bırakın fitneci desinler, yeter ki bayrak inmesin, ezan dinmesin.

Banu Barlas