Gezi Parkı İddianamesi Hazır
Marjinal gruplarla hareket eden Çarşı mensupları için ağırlaştırılmış müebbet isteniyor. Toplamda 35 kişi hakkında istenen müebbet hapis cezası onaylanarak sonuçlanırsa, bu ceza Türkiye'de teşebbüse verilmiş en ağır ceza olacak.

 İddianame Şöyle:

08 Eylül 2014 17:04 (Son güncelleme 08 Eylül 2014 17:19)
Gezi Parkı olaylarına ilişkin aralarında Beşiktaş taraftar grubu Çarşı'nın mensuplarının da bulunduğu 35 kişi hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle iddianame hazırlandı.

İSTANBUL

Gezi Parkı olaylarına ilişkin aralarında Beşiktaş Spor Kulübü taraftar grubu Çarşı'nın mensuplarının da bulunduğu 35 kişi hakkında, ''Cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs etmek'' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle iddianame hazırlandı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan 38 sayfalık iddianamede, aralarında Beşiktaş taraftar grubu Çarşı'nın kurucu ve üyelerinin de bulunduğu 35 kişi şüpheli, 9 polis de müşteki olarak yer alıyor.

Gezi Parkı sürecine değinilen iddianamede, eylemlerin demokratik tavır koymaya yönelik iyi niyetli gösteriler olarak başladığı, marjinal grupların katılmasıyla eylemlerin bir süre sonra amacından saptığı vurgulandı.

İddianamede, marjinal grupların Taksim’de toplanan insanları hükümete karşı kışkırtarak, demokratik olmayan yöntemlerle hükümeti düşürmeyi amaçladığı kaydedildi.

Beşiktaş Spor Kulübü bünyesinde oluşan Çarşı Taraftar Grubu kitlesini hareket geçirmek üzere şüphelilerden, Cem Y. ve N.B.E'nin ortaklaşa hareket ettikleri anlatılan iddianamede, söz konusu kişilerin taraftar grubunu Taksim Gezi Parkı alanına yönlendirerek bu kitlenin fiilen eyleme katılmasına sağlamaya çalıştıkları kaydedildi.

Şüphelilerin, eylemler sırasında Beşiktaş’ta bulunan Başbakanlık Çalışma Ofisi’ni işgal etmeye çalıştıkları anlatılan iddianamede, şu ifadeler yer aldı:

“Özellikle ülkede otorite zaafı oluştuğu görünümü yaratmak için Beşiktaş semtinde bulunan Başbakanlık Çalışma Ofisi'ni işgal etmeye çalıştıkları, eşzamanlı olarak Ankara'da gerçekleştirilen gösterileri organize edenlerle irtibat kurarak Ankara'daki Başbakanlık Çalışma Ofisi’ni ele geçirmeleri için teşvik ettikleri belirlenmiştir.

Söz konusu oluşacak zafiyeti dünya kamuoyuna duyurmak için özellikle yabancı basın mensuplarını olay yerlerine girmelerini sağlayarak elde edilecek görüntüleri dünya medya kuruluşlarına servis yaparak kamuoyunda Arap Baharı diye adlandırılan bir kısım Ortadoğu ülkelerindeki yönetim değişikliklerini çağrıştırır şekilde imaj oluşturup Türkiye Cumhuriyeti'nin yasal olarak kurulan hükümetini yasal olmayan yöntemlerle ortadan kaldırmayı amaçladıkları tespit edilmiştir.''

''Bu bir iç savaşa dönüşebilir, polise güçlü saldıralım''

İddianamede, şüpheliler arasında yapılan telefon görüşmelerinde, ''Park mark benim umurumda değil, bana ne yemişim AVMsine de Gezi Parkını da ağacını da, ihtilal başladı, bu hükümeti düşüreceğiz, her gün savaş, her gün direniş, Kemalist memalist ... Ağabey yaksınlar, kaos var kaosa gidiyoruz, Başbakanlık konutuna saldırı olacak bugün, bu bir iç savaşa dönüşebilir, polise güçlü saldıralım, ses getirecek bir şeyler yapmamız lazım'' şeklinde ifadelerin yer aldığı kaydedildi.

İddianamede, tüm şüpheliler hakkında ''Cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs etmek'' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi.

İddianamede, ayrıca şüpheliler hakkında ayrı ayrı ''Örgüt kurmak ve yönetmek, örgüte üye olmak", "Tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurmak", "Sayı ve nitelik bakımından vahim olan silah veya mermileri taşınması ve bulundurulması", "Görevi yaptırmamak için direnme", "Kamu malına zarar verme", "Toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanununa muhalefet'' gibi çeşitli suçlardan 2 yıldan 50 yıla kadar değişen hapis cezaları istendi.

"Toplumun galeyana gelebilmesi için birilerinin ölmesi gerekiyor görüşmesi"

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan 38 sayfalık iddianamede, şüpheli Güray S'nin toplumun galeyana gelebilmesi için birilerinin ölmesi gerektiği yönünde bazı kişilerle görüştüğünün tespit edildiği belirtildi.

''Çarşı'' taraftar grubunu örgütlediği ve yönetici örgüt üyesi konumunda yer aldığı belirtilen N.B.E'nin, bir kısım medya kuruluşları aracılığıyla kitleleri Taksim Meydanı'na yönlendirdiği, ana cadde üzerine barikat kurdurduğu ve arkasına aldığı grubu, Başbakanlık Ofisi'ne doğru yönlendirdiği, bu konularda olay anını gösterir resimler bulunduğu kaydedildi.

N.B.E'nin bir başka grup üyeleri ile tartışırken bıçak darbesi ile yaralandığı anlatılan iddianamede, şüphelinin gözaltına alınan bazı kişilere talimat vererek, nasıl ifade vermeleri gerektiği hususunda yönlendirme yaptığı belirtildi.

İddianamede, N.B.E'nin kitleyi galeyana getirmek için kendisini bıçaklayan kişi ile gösteri alanında molotof kokteyli atan kişilerin polis olduğunu söylediği belirtilerek, "Nitekim, Çorlu ilçesinde benzer eylemleri yapan 'Mehmet' isimli şahısa telefonla talimat vererek kendilerine yakın ya da uzak kitle ayrımı yapılmaksızın etrafı yakıp yıkmalarını telkin ettiği, gaz maskelerinin bir kısmını göstericilere dağıttığı, alandan kaçmak isteyenlerin kaçışının engellenmesi hususunda diğer örgüt elamanlarına talimat verdiği belirlenmiştir" denildi.

N.B.E'nin Beşiktaş'taki evinde yapılan aramalarda, olayda kullanılan gaz maskeleri, koruyucu gözlük, cep telefonları ile 1 dolu fişek, tabanca, şarjör ve 46 muhtelif marka fişek ele geçirildiği kaydedildi.

Gösteri alanındakilere köfte ve pizza servisi

İddianamede, diğer şüpheli Cem Y'nin de Beşiktaş Çarşı grubunu eylemlere dahil etmek hususunda yönlendirici ve yönetici olarak görev aldığı, sosyal medyada söylediği sözler ve bizzat eylemlerdeki görüntüleri paylaşılmak suretiyle kitleleri,eylemlere katılımı hususunda teşvik ettiği, hatta bir kısım söylemlerinde meselenin "ağaç meselesi" olmadığını belirttiği bildirildi.

Şüpheli Cem Y'nin, Fatih T. isimli kişiyle yaptığı telefon konuşmasında Taksim'deki eylemlerde aktif olarak yer aldığını vurguladığı, yine bir başka şahısla yaptığı telefon görüşmesinde "Koyun gibi öleceğimize aslan gibi ölürüz" diyerek karşısındaki şahsı, Gezi Parkı olaylarına katılmaya teşvik ettiği anlatılan iddianamede, şüphelinin Ahmet K. isimli biriyle yaptığı telefon görüşmesinde, gösteri alanındakilere dağıtılan köfte ve pizza masraflarının Ahmet K. tarafından, Cem Y'nin belirteceği bir hesaba yatırılacağı ifadeleri yer aldı.

İddianamede, şüpheli Erol Ö. ile ilgili Çarşı grubunu örgütleyerek Taksim Gezi Parkı alanına kanuna aykırı toplantı, gösteri yapmaları için yönlendirdiği, söz konusu organizasyonun kurucu örgüt üyesi olan şüphelilere piyasadan temin ettiği meşale ve gaz bombalarını dağıtarak organize ettiği, Atatürk Kültür Merkezi önünde topladıktan sonra Akaretler semtine doğru yürüttüğü kaydedildi.

Şüphelinin diğer örgüt yöneticileri olan Cem Y. ile telefon irtibatı kurup alana getirilen meşalelerin nasıl kullanılacağı hususunda görüş alışverişi yaptıkları ifade edilen iddianamede, şüphelinin yine alanda kullanılan pankartları ve flamaları hazırladığı, sprey boyalarla alandaki çeşitli yerlere yazılar yazdığı belirtildi.

İddianamede şüpheli Güray S. ile ilgili olarak, kitleleri olaylara çekebilmek için yönetici konumunda yer aldığı, yaptığı telefon görüşmelerinde Taksim'de polisle sağlam şekilde çatışacaklarını belirttiği, polislerle bizzat çatıştığını ve polislerin kafalarındaki kask çıkarmaları için küfür ettiği, kendilerine müdahale eden polisleri tahrik ettiklerini belirtir konuşma yaptığı ve toplumun galeyana gelebilmesi için kameraların da görüntülediği şekilde olay mahallinde birilerinin ölmesi gerektiği yönünde görüşme yaptığına dair ifadeleri yer aldı.

Çarşı grubu örgütünün üyesi olarak olaylara katılan şüpheli Tuncer G'nin Erenköy semtinde topladığı arkadaş grubunu organize ederek Taksim'e getirip izinsiz gösteriye katılmaları sağladığı, kendisi de aktif olarak bu gösterilerde yer aldığı, bir diğer şüpheli Volkan E'nin da yine benzer şekilde eylemlere katıldığı daha önceden de benzer bir kısım eylemlerde yer aldığı, yapılan ev aramasında da eylemlerde kullandığı döner bıçağı ele geçirildiği, şüpheli Volkan E'nin yaptığı telefon görüşmesinde örgütün liderliğini yapan şüpheli Cem Y'nin bu işi üstlenmesi karşılığı birilerinden 25 bin para aldığı hususunun görüşüldüğü ve karşılığında herkesi Taksim olaylarına katıp kullandığı konusunu görüştükleri belirtildi.

Kız arkadaşına hava atmak için eylemlere katıldı

İddianamede, şüpheli Erdem I'nın izinsiz gösteri yürüyüşüne 3 gün süre ile katıldığına ve polise direndiğine, evinde yapılan aramada ele geçirilen pet şişe içerisinde yapılmış patlayıcı düzeneğinin ele geçirildiğine işaret edilerek, şüpheli Koray Y'nin eylemlere yine aktif olarak katıldığı, atılan gaz bombalarından etkilenerek son aşamada alanı terk edip kaçtığı, telefon görüşmelerindeki eylemlere katılma konusunun kız arkadaşının hava atmaya yönelik olduğunu söylediği anlatıldı.

Şüpheli Kaan K'nin de eylemlere aktif olarak katıldığı, sosyal medya araçlarını kullanarak bir kısım arkadaşlarını da bu eylemlere katılması hususunda teşvik ettiği kaydedilen iddianamede, telefon görüşmelerindeki ''Gezi Parkı'nda her gün savaş, bu hükümeti düşüreceğiz, sapan ve misket lazım'' gibi sözleri espri niteliğinde olduğunu söylediği dile getirildi.

Şüpheli Erdener K'nin yine eylemlere aktif olarak katıldığı ve eylemlerde yer aldığı sosyal medyada bir kısım arkadaşlarını yine eylemlere katılması hususunda teşvik ettiği, söz konusu eylemleri Ankara Kızılay semtine de taşıma hususunda teşvik ettiği, yine Taksim Gezi Parkı diye adlandırılan eylemlerde aktif olarak yer aldığına dair resimlerin bulunduğu, şüpheli Rüştü A'nın da söz konusu eylemlerde aktif olarak yer aldığı, çevresindeki arkadaşlarını da teşvik ettiği, telefon görüşmesinde ''Hadi saldıralım var mı maskeler? Sağlam propaganda yapıyorum..'' gibi konuşmaları yaptığı esnada alkollü olduğunu ve alkolün etkisi ile bu tür konuşma yapmış olabileceğini beyan ettiği vurgulandı.

''İletişim araçları ile yapılan tahrikler''

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, ''İletişim araçları ile yapılan tahrikler'' bölümünde, birçok marjinal örgütün söz konusu gösteri alanını işgal edip tamamen iyi niyetle başlayan bu gösterileri, toplumsal tepkiye dönüştürmeye çalıştıkları bu anlamda çeşitle medya organlarını kullanarak halkı galeyane getirdikleri anlatıldı.

Bu bağlamda DHKP-C, MLKP, MKP gibi örgütlerin yayın organlarında sansasyonel haberler yapıldığı belirtilen iddianamede, eylemeler her ne kadar birbirinden farklı gruplar gibi görünse de her bir grubun amaçladığı sonucun aynı olduğunun tespit edilidiği vurgulandı.

İddianamede, şüphelilerden ve yapılan aramalardan ele geçirilen suç delilleri de yer aldı. Şüphelilerden, 14 maşale, 19 sis bombası, gaz maskesi, gaz gözlüğü, 9 milimetre çaplı yarı otomatik tabanca, 7.65 milimetre çaplı tabanca ve bu tabancaya ait mermiler, 1 adet CS gaz el bombası, kuru sıkı tabanca, şarjör, 10+50 adet kuru sıkı mermisi, 2 metal kelepçe, 1 plastik kelepçe, Browning marka 9 milimetre çaplı tabanca, 7,65 milimetre tabanca ve bu tabancaya ait 7 adet mermi, 9 milimetre çaplı mağnum marka silah ve birden fazla gaz maskesi ele geçirildiği kaydedildi.

Şüphelilerin telefon görüşmeleri

Şüpheli S.D'nin eylemlere aktif olarak katıldığı, hatta Gezi Parkı alanında kurulu olan çadırlara giderek oradaki diğer eylemcilerle birlikte hareket ettiği, eylemcilere yiyecek taşınması hususunda yardımcı olduğu, yine bir kısım eylemcilere de gaz maskesi dağıttığı, bir kısım eylemcileri de daha aktif katılım için teşvik ettiği belirtilen iddianamede, şüpheli A.E'nin de sosyal medyadan eylemlere katılımı teşvik ettiği ve kendisinin de eylemlerde aktif olarak yer aldığı, yine bir kısım arkadaşlarını eylemlere aktif katılma hususunda teşvik ettiği ifade edildi.

Şüpheli A.E'nin telefon görüşmesinde, polisler tarafından sıkıştırılan diğer göstericileri kurtarmak için yardım arayışı içinde oldukları konusunun konuşulduğu belirtilen iddianamede, gösteri alanında polisin ateşi sonucu ölenler olduğunu söyleyerek olmayan bir olayı, gerçekleşmiş gibi göstererek ortamı germeye çalıştığı, yine devam eden görüşmelerde polislerle çatışmaya nasıl girecekleri hususunu görüştükleri kaydedildi.

İddianamede, şüpheli E.S'nin de eylemlere aktif olarak katıldığı belirtilerek, başka bir şahsa gönderdiği mesajda da ''Bugün sokakta plan yapacağız çatılara çıkacağız sapan ve misket lazım'' şeklindeki ifadeler kullandığı bildirildi.

Gösteri organizasyonuna 24 bin lira

Şüpheli A.K'nın telefon görüşmelerine yer verilen iddianamede, şüphelinin örgüt lideri olan C.Y'nin ''Ankaralı Ayhan'' isimli şahıstan, yapmış olduğu eylem organizasyonu nedeniyle 24 bin lira aldığı, paranın şüpheli C.Y'ye veriliş sebebinin gösterileri organize etmesiyle ilgili olduğu ifade edildi. İddianamede, bu durumun kabul edilemeyecek husus olduğu, eylemlerden bir kısım insanların çıkar elde ettiği anlatıldı.

Şüpheli S.G'nin yaptığı telefon görüşmesinde ise polisin tahrik edilmesi ve bu tahrik sonucu polis tarafından açılacak ateşte bir şahsın ölmesi durumunda halkın bunu bahane ederek galeyana geleceğini söylediği ifade edilen iddianamede, şüphelinin bir başka kişiyle yaptığı görüşmede de eylemlere bağlı olarak döviz kurlarının yükseldiğini, altın piyasası ve borsanın da bundan etkileneceği hususunu görüştükleri kaydedildi.

''Dikkat et ölmek yok, öldürmek var''

Şüpheli A.U'nun diğer şüphelilerden G.S ile yaptığı görüşmede, ''Beşiktaş'ta falan böyle kameralara yakalanan bir adam ölürse o zaman gittiler işte, hükümet da düşünce hop hop asker el koyacak mecburen'' dediği belirtildi.

Şüpheli M.F'nin bir şahsa gönderdiği mesaja da yer verilen iddianamede, mesajda, ''dikkat et ölmek yok, öldürmek var'' ifadesini kullandığı kaydedildi.

İddianamede şüpheli A.M'nin diğer şüphelilerden S.G ile yaptığı görüşmeye de yer verilerek, görüşmede olay mahalinden artık çekilmeye başladıklarını ve müdaheleyi bıraktıklarını, zira eylemi kendilerinin yaptığını ancak "kaymağını ise C.Y ile arkadaşlarının yediğini" beyan ettiği belirtildi.

Değelendirme bölümü

İddianamedenin değerlendirme bölümünde, şüphelilerin eylemlerindeki asıl amacın Taksim Parkı'na alışveriş merkezi yapılması için ağaçların kesilmesini engellemek olmadığı ifade edilerek, şunlar kaydedildi:

''Bir kısım şüphelilerin telefon kayıtlarından da anlaşılacağı üzere Türkiye Cumhuriyeti'nin yasal olarak kurulmuş hükümetini gayrı yasal yollardan devirmeyi amaçladıkları bu sonucu kolaylaştırmak için de ülkede kaos ve otorite boşluğu oluşturmaya çalıştıkları, özellikle eş güdümlü olarak Ankara ve İstanbul'daki Başbakanlık ofisini ele geçirerek yabancı basın organlarına da ülkedeki zafaiyet görünümü görüntüleri servis etmek suretiyla dış destek de alarak amaçlarına ulaşmaya çalıştıkları, şüphelilerin savunmalarının tamamen suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, bu şekilde şüphelilerin üzerlerine atılı suçu işledikleri soruşturma evrakı kapsamında anlaşılmıştır.''


Kaynak: Banu Barlas