Hükumet ülkeye kazanç sağlama, kaynakları doğru kullanma, kaynak oluşturmaya dair katkıda bulunmuyor; vergi ve cezalar ile para toplama peşine düşüyor.

Hükumet ülkeye kazanç sağlama, kaynakları doğru kullanma, kaynak oluşturmaya dair katkıda bulunmuyor; vergi ve cezalar ile para toplama peşine düşüyor. Hem kazanırken hem de harcarken ağır vergiler ödeyen halk, üzerine bir de envaiçeşit cezalara tabi tutuluyor.

Son olarak araçların bagajındaki ses sistemine bile 21 bin lira ceza ve bir ay trafikten men cezası getiren hükumete halk tepkili.

Son model araçlarda fabrika çıkışlı ses sistemi serbestken, eski model araçların kaliteli müzik için eklettiği sistem yasaklandı.

Bu yasak anayasadaki eşitlik ve eşit muamele ilkesine tamamen aykırıdır. Yüksek sesle müzik dinlemek zaten cezaya tabi bir durumken, kaliteli ses elde etmek için kullanılan sistemle yüksek ses açmamasına ve hatta sadece araçta takılı olmasına suç unsuru olarak bakılması için, fabrika çıkışlı araçların da aynı yasağa tabi olup, sistemlerinin desibel kuralına göre kısıtlanması gerekir.

Trafikte hız sınırı var ancak hız sınırlarının çok üstünde hız ibreleri var. Hız ibresinin yüksek olması hız limitinin aşılacağı anlamına gelmiyorsa, ses sisteminin olması da yüksek sesle müzik dinleneceği anlamına gelmez.

Araç sahipleri doğa içinde, ıssız yollarda, başka bir özgürlüğü ihlal etmeyecek ve sürüşü etkilemeyecek şekilde ses sistemini kullanabilirler.

Araçlarda sürüşü etkileyen ve dikkati dağıtan her şey yasaklandı ise, dev ekranlı, androidli sistemli araçlar ne olacak?!

Araç kullanırlen yiyip içmek de sürüşü etkileyen ve dikkat dağıtan bir unsur mesela ancak ihtiyaç gereği buna yasak getirilemiyor.

Sonuç olarak anayasanın eşitlik ilkesine aykırı kanunlar kabul edilemez. Mesele hem güvenlik hem de özgürlükse, eşit güvenlik şartları ve özgürlüklere saygı gerekir. Devletin eşitlik ilkesi uygulanmalıdır!

Bir diğer ve önem arz eden konu ise yasalardan vatandaşın haberdar olmaması… 

Her ne kadar Türkiye’deki hukukta : “ Kanunu bilmemek mazeret sayılmaz” ilkesi olsa da, serbest olan durumların bir anda yasaklanmasından haberdar olmayıp ilk etapta trafiğe çıkan araçlara haksızlık yapılmış oldu.

Mesela daha önce yasağa tabi tutulmayan ses sistemi bulundurma bir anda yasaklanıyor. Vatandaş o yasa çıktığında TV izlememişse, izleyip görmemişse, medya veya sosyal medyada karşısına çıkmamışsa hiç haberi olmuyor.

Halkı ilgilendiren kanunlardan halk haberdar edilmeden, cezaya tabi tutuluyor. İç işleri bakanlığı başta olmak üzere, pek çok kurum ve kuruluş cep telefonundan mesaj yollayarak bilgilendirme yapıyor ancak kanun değişiklikleri hakkımda vatandaş bilgilendirilmiyor. Kanun halka tebliğ edilmeden ceza kesiliyor. Bu da kanunların halkı korumak için değil, halkı cezalandırmak için kullanıldığını ortaya koyuyor! Bir kanun çıktığında haberdar olmaması muhtemel vatandaşa ceza kesilmeden önce uyarı verilmelidir.

Bu yasağı getiren siyasiler seçim döneminde hiçbir şekilde diyafon ses sistemi kullanmayacaklar!