Antalya Büyükşehir Belediyesi'nde çalışan özel güvenlik görevlileri isyan etti. Taşeron firma aracılığıyla özel güvenlik hizmeti veren güvenlik görevlileri, uygunsuz şartlarda çalıştıklarını ve bu da yetmezmiş gibi, haksız yere işten çıkarıldıklarını haykırdılar.

Güvenlik görevlilerinin sürekli olarak 'Üvey Evlat' muamelesi gördüğünü, maaşlarının da gününde yatmadığını belirten Özel güvenlik görevlileri adına basın açıklamasını okuyan Güvenlik ve Savunma İşçileri Sendikası Genel Başkanı Bolat Ankaralı, Antalya Büyükşehir Belediyesi’nde özel güvenlik hizmetlerinin 2006 yılında başladığını hatırlatarak, geçen sürede güvenlik görevlilerinin üvey evlat muamelesi ile her zaman ötelendiğini savundu.Güvenlikçilerin maaşlarının gününde yatmadığını, fazla çalıştırıldığını ileri süren Ankaralı, şöyle konuştu:

"2013 yılı başında özel güvenlikçileri maaşları yüzde 15 tasarruf adı altında düşürülmüş, hakları gasp edilmiştir. O dönem bazı arkadaşlarımız siyasi ve sendikal sebeplerle işten atılmıştı. Aynı sorunları yine yaşıyoruz. Yaşanan sorunların hazırlanan raporla başkana sunulacağı esnada 10 arkadaşımız işten atılmıştır. İş sağlığı ve güvenliği ile alakalı önerilerimiz işverene yazılı ve sözlü vermiş olmamıza rağmen dikkate alınmamıştır. Çalışma Bakanlığı iş müfettişlerini göreve çağırıyoruz. Bu iş yerini inceleyin, çünkü işveren tüm iyi niyetli önerilerimizi geri çevirmiştir."Ankaralı 800 bin Türk İş ailesi birlikte haksızlıklara ’dur’ diyeceklerini kaydederek, "Haksız biçimde işten çıkarılanlar işlerine geri alınsın. İşten çıkarılmalara son verilsin. Aksi takdirde eylemlerim devam edecektir" dedi.

Antalya Büyükşehir Belediyesi önünde toplanan 40 özel güvenlik görevlisi, Adalet ve Kalkınma Partisi'ne seslenerek: " İsmin gibi adaletli ol!" şeklinde slogan attılar.

Toplumun 'olmazsa olmaz' hizmetlerini sunan ve ne yazık ki asgari ücretle geçinmeye mahkum bırakılan 'Özel Güvenlik Görevlileri' nin sesine kulak verilmesini ve mağduriyetlerinin de en kısa zamanda giderilmesini temenni ediyoruz.

Ne acıdır ki; çoğunluğu Türkiye Cumhuriyeti'nde KOMANDO olarak askerlik yapmış olan erkekler, askerlikleri sonrasında 'komando' olmalarından kaynaklı tercih edilerek güvenlik görevlisi olarak işe alınmaktadırlar. Çoğu zaman ard arda nöbet tutmak zorunda kalan, kaderleri ise taşeron firmalara bağlı olan bu Türkiye Cumhuriyeti'nin gururu komandolar, hiç de hoş olmayan muamelelerle karşılaşmaktadırlar.

Taşeron firmaya bağlı kaderleri dilendiği gibi oynanan Güvenlik Görevlilerinin aile kurmaları ve ailelerine düzenli bir gelir sağlamaları bile mümkün değildir. Yine şu bilinmektedir ki, asgari ücretle geçimini sağlamak zorunda kalan bu emekçi kardeşlerimizin hakkı sürekli yenmektedir. Her yıl çıkış yapılarak tekrar girişle yeniden aynı işine devam eden güvenlik görevlilerimizin tazminat hakları da bu yolla ellerinden alınmaktadır.

Bu konuya dair bire bir bizzat şahit ve hatta mahkemelerde tanıklık yapan biri olarak Devletimizden konuya el atmasını talep ediyorum. Askerlikte komando olarak şehit olduklarında ağıtlar yakılan bu kardeşlerimiz, vatani görevleri bitip geldiğinde, kendilerine en uygun meslek olarak seçtikleri 'güvenlik görevli'liğinde resmen din don olmaktadırlar. İşe 5 dakika geç kaldıkları için rüşvet talep edilmesinden tutun da, taşeron firma yetkililerine kefil olanına kadar mağdur olan pek çok güvenlik görevlisi var. Bizler görevimizi yaptık, iktidarımızı seçtik. Şimdi görevini yapma sırası iktidarda. Asgari ücretli insanların mahkum oldukları asgari hayatı bari çok görmeyin. Hele hele tespiti son derece mümkün olan giriş-çıkış işlemlerini muhakkak gözden geçirin ve bu haksızlığı engelleyin. Asgari ücretle geçinmek zorunda oldukları yaşamda tazminat haklarını ve iş güvenliklerini geri verin!

Banu Barlas Okumuş


Kaynak: Banu Barlas